Öğrencilerin Başarısında Beyin Haritalarının Sihri

Blog'a Dön Beyin Haritaları

İnanılmaz bir hızla değişen gelişen bir dünyada yaşıyoruz. Öyle ki, bu hızda bir değişim insanlık tarihi boyunca görülmemiş olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu dönemde bilgi çok değerli ve ona sahip olmak da bir ayrıcalıktır. Uzmanlar bilginin artış hızının üstel hızda olduğunu söylemektedir. Bu hızlı bilgi artışını yaşadığımız bu dönemde öğrenciler için işler biraz daha zor olsa gerek.

Neyse ki, yaşadığımız çağda bilgiye ulaşma hızı oldukça yeterli düzeyde. Kişi öğrenmek istediği her bilgiye rahatlıkla ulaşabilir. İnternette çeşitli medya kanallarında yayınlanan videolar sayesinde istediği hocadan istediği dersi dinleyebilir. Yeni araştırmalara hızla ulaşıp içeriklerini okuyabilir. Her şey parmaklarının ucunda, bir bilgisayar ekranında hızla bulunabilir. Ancak bilgiye rahatça ulaşabiliyor olmak, ulaşılabildiği hızda öğrenmek anlamına gelmiyor.

Özellikle söz konusu olan bir sınavsa sadece bilginin varlığından haberdar olmak yeterli değil. Onu kendi kelimelerimizle anlatabilir olmalıyız. %80-90 yeterli değil %100 ünü bilmeliyiz. Sadece bir kez okumak yeterli değil. Belki defalarca okumalı, geniş zamana yayarak bilgiyle sistematik olarak karşılaşmalı, üzerine düşünmeli. Ezber değil… Gerçekten öğrenmekten bahsediyorum. Çünkü bu bilgi, sınavlarda güç kazandıracak. Hedefe yürümeye yardımcı olacak.

Tek bir ders olsa belki daha kolay olurdu ama birçok dersten sorumlu öğrenciler. Matematiği var, Fiziği var, Coğrafyası, Türkçesi, Biyolojisi, Felsefesi var. Tekrar yapmak ve bilgiyi kendi bilgisi durumuna getirmek için çok zamana ihtiyaç var.

Peki, ne yapmalı, performansı ve daha kısa sürede öğrenilen bilgi miktarını nasıl arttırmalı? Bunun için en iyi yol “Beyin Haritaları”.

Beyin Haritaları, “Öğrenmek için düşünmek” den bahsediyor. Üzerinde düşünülmemiş bir bilginin bir kulaktan girip diğerinden çıktığı, beyin tarafından gerektiği gibi işlenemediği, yaratıcı değerlendirme süreçlerinden geçemediği ve bu yüzden ezberlendikten kısa bir süre sonra unutulduğunu, bu sorunu çözmek için yapılması gerekenin "Beyin Haritaları" tekniği ile çalışmak olduğunu söylüyor.

Öyleyse kısa sürede öğrenilen bilgi miktarını maksimum düzeye çıkarmak için kullanılması gereken bu tekniği beraber inceleyelim.

DÜŞÜNME!

Evet! Beyin Haritaları düşünme seansları ile farkında olmamızı sağlıyor. Öğrenci, düşünme sırasında beynin sadece analitik kısmını kullanmak yerine, kendi zihin kütüphanesine başvuruyor ve duygusal öğrenme merkezlerinin harekete geçmesine olanak tanırsa, hedeflenen öğrenme durumuna ulaşıyor. Beyin, bitmez tükenmez bir yaratma kapasitesine sahip.

HATIRLAMA!

Bloom’a göre, insan öğrenebilme ile ilgili zihinsel donanımlarla doğar ve limitsiz bir öğrenme kapasitesi vardır. Bilişsel alan beş basamaktan oluşur ve en alt basamağında “hatırlama” vardır. Öğrenilen bilginin kavranması, analiz edilmesi, sentezlenmesi, uygulanması için önce bilgiyi hatırlamak yani hafızada tutabilmek gerekir. Bilgi, hafızada tutulabildiği oranda anlaşılır.

SAĞ SOL YARIMKÜRELER

Beynin en üst kısmını oluşturan korteks, yatay olarak farklı iki yarım küreden ya da lobdan oluşmaktadır. Beynin sağ ve sol tarafının farklılığını anlamak, beynin sağ tarafının geliştirilmesi ve aktif hale getirilmesi için atılan ilk adımdır. Duyar, “Çoğumuzda beynin sağ yarım küresi geliştirilmemiş ve potansiyeli atıl kalmıştır. Beyin haritalama tekniği, beynin sağ yarım küresini öğrenme sürecine dahil eden ve bu sayede öğrenme oranını arttıran, sistematik tekrara olanak sağlayan bir çalışmadır.” der.